
Domalan, Konya ve çevresinde bahar aylarında toprağın altından çıkan, halk arasında “yer mantarı” diye bilinen, kokusu ve lezzetiyle sofrada farkını hemen belli eden nadide bir nimettir. Özellikle yağmurdan sonra bozkır topraklarında bulunur, bilen kişi domalanın izini topraktan tanır. Eskiden dedelerimiz sabah erkenden çıkar, domalan toplamaya giderdi; eve gelince de tereyağını koyup mis gibi kavurmasını yapardı.
Konya mutfağında domalan genellikle kuzu etiyle yahni usulü ya da tereyağında sade kavurma şeklinde pişirilir. Etle birleşince tadı daha da derinleşir, doyurucu ve şifalı bir yemek ortaya çıkar.

Konya Usulü Domalan Yemeği – Yer Mantarı ve Kuzu Etli Geleneksel Lezzet
Domalan, her yerde bulunmayan, bilenin bildiği bir nimettir. Konya’nın, Karaman’ın bozkır toprağında, bahar yağmurlarından sonra sessiz sedasız başını gösterir ama toprağın üstünde pek izi olmaz. Onu bulan adam ya eskidir ya da eskiden öğrenmiştir. Çünkü domalan, yerin altında yetişir; öyle mantar gibi göz önünde durmaz. Toprak hafifçe kabarır, bilen de oradan anlar.
Dışı toprak rengi, içi açık krem olur. Kesildi mi kendine has bir kokusu yayılır, o koku bir kere tanındı mı bir daha unutulmaz. Eskiler “domalanın kokusu, yağmur kokusuna benzer” der. Tazesi sertçe olur, bayatı yumuşar, onun da makbulü olmaz.
Domalan en çok ilkbaharda çıkar. Mart girince, Nisan yağmurunu yediyse yüz güldürür. Her sene de bol olmaz; yağmuruna, toprağına bakar. Kıraç, killi toprak sever. Gevenin, kekiğin dibinde olur derler. O yüzden domalan aramak rastgele iş değildir; sabahın seherinde çıkılır, dağ taş gezilir.
Konya mutfağında domalanın yeri ayrıdır. Kimi kuzu etiyle yemeğini yapar, kimi tereyağını koyup sade kavurur. Baharat konmaz, biberi, kekiği yakıştırılmaz. Domalan kendi tadını ister, fazla söze gelmez. Etle pişti mi doyurur, ekmek banmalık olur. Eskiden fakir sofrası sayılırdı ama lezzeti şimdi nice et yemeğini sollar.
Temizliği de zahmetlidir. Topraktan çıktığı için iyice yıkanır, kabuğu kazınır, kararmasın diye limonlu suda bekletilir. Aceleye gelmez, özensizliğe hiç gelmez. Zaten eskiler “domalanı hoyrat pişiren, nimet bilmez” derdi.
Halk arasında domalan için “güç verir, tok tutar” denir. Doğaldır, katkısızdır, toprağın içinden çıktığı gibi gelir sofraya. O yüzden domalan, sadece bir yemek değil; Konya’nın bozkırından gelen bir hatıradır.
Domalanın en önemli kısmı temizliğidir. Toprak altından çıktığı için üstü çamurlu olur.
Önce bol suyla yıkanır
Kabuk kısmındaki sert topraklar bıçakla kazınır
Kararmaması için limonlu ve hafif tuzlu suda bekletilir
Bu işlem hem domalanın rengini korur hem de tadını diri tutar.
1 kg taze domalan
500 gram orta yağlı kuzu kuşbaşı
3 adet kuru soğan
3 adet olgun domates
2 yemek kaşığı tereyağı
1 yemek kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı tuz
2 su bardağı sıcak su
Önce kuzu eti tencereye alınır, kısık ateşte kendi suyunu salıp çekene kadar kavrulur. Et suyunu çekince tereyağı eklenir, ardından doğranmış soğanlar ilave edilir. Soğanlar pembeleşince kabuğu soyulup doğranmış domatesler ve salça katılır.
Domatesler biraz öldükten sonra tuz ve sıcak su eklenir. Tencerenin kapağı kapatılır, etler yumuşayana kadar ağır ağır pişirilir. Et piştikten sonra temizlenmiş domalanlar etin üzerine yayılır. Karıştırmadan, domalanı ezmeden kısık ateşte pişirilir. Domalan fazla su sevmez; kendi aromasıyla pişmesi makbuldür.
Yaklaşık 15–20 dakika sonra domalanlar yumuşar, yemek servise hazır hale gelir.
Domalanı fazla karıştırma, dağılır
Baharat eklenmez, domalanın tadı bastırılmaz
En güzel lezzet tereyağıyla olur
Taze ekmek ya da Konya somunuyla yenir
Konya’da domalan sadece tencerede değil, sade şekilde de sevilir. Tereyağı tavaya konur, domalanlar iri iri doğranıp kavrulur. Yanına bir parça tuz yeter. Eskiden bu kavurma, “fakir yemeği” derlerdi ama lezzeti bugün birçok et yemeğini geride bırakır.
Etiketler: domalan nedir, domalan yemeği, konya domalan, konya kültürel yemekler, konya yemekleri
İlk yorum yazan siz olun.